Okumayı sevenlerin çoğu bunu bir gecede kazanmamıştır; alışkanlık, birkaç sayfayla başlayıp tekrarla pekişir. Başlangıçta amaç kitap bitirmek değil, okuma eylemini günün doğal bir parçası yapmaktır. Bu bakış, baskıyı azaltır ve sürdürülebilirliği artırır.
Sayfa düzeni için günlük okuma planı hazırlama sayfasına, genel çerçeve için ana sayfaya bakılabilir. Burada ilk adımlar anlatılıyor.
Hedefi küçültmek
Günde elli sayfa gibi iddialı bir hedef çoğu kişide ilk haftada bırakmayla sonuçlanır. Bunun yerine günde on sayfa ya da on beş dakika gibi gülünç derecede küçük bir hedef koymak daha etkilidir. Hedef küçük olunca “bugün vaktim yok” bahanesi zayıflar.
Alışkanlığı bir şeye bağlamak
Yeni davranışlar, zaten var olan bir rutine eklendiğinde daha kolay yerleşir. Sabah kahvesinin yanına, yatmadan önce telefonu şarja taktıktan sonra ya da yolculuk sırasında okumayı bağlamak buna örnektir.
- Kitabı her zaman görünen bir yerde bulundurmak
- Telefonu başka odada şarja takmak
- Okuma saatini takvime yazmak
- Çantada küçük bir kitap taşımak
Sevilmeyen kitabı bırakmak
Bir kitabı bitirmek zorunlu değildir. Elli sayfa sonra ilgi uyanmadıysa bırakıp başka bir kitaba geçmek, alışkanlığı öldürmekten çok korur. Doğru kitabı seçme konusunda hangi kitaptan başlanır sayfası yardımcı olabilir.
İlerlemeyi görmek
Okunan sayfaları ya da bitirilen kitapları basit bir listeyle izlemek, küçük bir tatmin duygusu yaratır. Ancak amaç sayı yarışı olmamalı; anlayarak okumak, hızlı okumaktan daha değerlidir.
Başkalarıyla kıyaslamak da çoğu zaman motivasyonu düşürür. Herkesin okuma hızı, boş zamanı ve ilgisi farklıdır; önemli olan dünkü kendine göre bir adım ileride olmaktır. Okuduğun bir şeyi bir arkadaşa kısaca anlatmak da keyfi artırır.
İlk iki üç hafta en zor dönemdir. Bu süreyi atlatınca okuma, çaba gerektiren bir görev olmaktan çıkıp doğal bir dinlenme biçimine dönüşür.